close

Dertleşme Yazıları -1- Yabancıyım Buralara Nerelerden Geliyorum

Fırsatın ver diye değil, canın istediği için bir şeyi yapmak ne mühim olaymış meğerse….

Merhaba dostlar

“Yahu yazamıyorum artık” diye bir klişeyle mi başlasam (evet biz yazarlar arasında bir klişedir bu) Yoksa “bık tık be kardeşim bu koronadan” diyerek mi…

Aslında ikisi de birbirine bağlı. Ama insan karşısına çıkan olaylardan kendine fırsat da oluşturabilir. Yani “başımıza gelmedik bir bu kaldı” dediğin şey başına gelmiş, yazsana kardeşim bunları, niye yazmıyorsun?

Hadi öyküleştiremedin, romanlaştıramadın. Günlük tut. TUTSANA

Onu da mı yapmadın. Aferin sana. Bu kafayla devam et (son bir kaç cümledir iç ses yazarın parmaklarını ele geçişmiş olabilir)

Gelgelelim siz bu siteye daha önceden emrahates.net adıyla giriyordunuz, şimdiyse emrahates.org oldu. Bu serüven de biraz sürdü tabii biraz. Sebebi de 500 lira vermek yerine 100 lira vermek istememdi. Bakın bu kısmı açık açık yazıyorum; alan adları varyasyona göre pahalılanıyor. Bir de hostingi falan (siz anlamazsınız tipinde konuşmalar)

Ben de anlamıyorum tabii. O yüzden sağ olsun “net” uzantılıyken siteyi kuran arkadaşım TUĞÇE (kendisini bulutmisali olarak instadan takip edin pls) tüm yazılarımı sıkışıp kalan eski sağlayıcısından kurtarıp yenisine aktardı.

Mesela bu durum da onun yapmayı bildiği bir şey değildi ama öğrendi. Benim için öğrendi, hatta fırsat bildi kendi için de öğrendi. Sonuçta başardı. Güçlü bir inat ve disiplinin başa çıkamayacağı şey yok..

….

Peki youtube falan vardı abi noldu o işler? (okur sesleniyor bu defa)

Valla n’olsun, bir şey olmadı. Zaten her video yükleyişimde mutlu olmam gereken yerde kusurlar bulup mutsuz oluyordum. Hah şimdi biri “geldi yine tipini s*ktiğimin” yazacak diye huzursuzca yorum bekliyordum. Bu da bana şunu öğretti ki, hayatımızda zaten istemeden yaptığımız şeyler var, daha fazlasını üretmeye ne gerek var?

Tabii aslında tüm bu çaba bir okur alt yapısı oluşturmak içindi. Edebiyatı besleyecek başka edebiyat uğraşları için bu kadar çabalıyordum, ama içten içe de karşılığını hızlı almayı umuyordum sanırım. Bi de edebiyatımı beslemedi de bu iş, her ay kitap almak dışında çok işe yaradığı söylenemez. Sonra bir baktım makyaj kutusu açılışı yapan youtuber kızlar gibi kitap açılışı yapıyorum!!! İnsan her işte iyi olamaz, olmamalı da. Devam eder miyim bilmem ama şimdilik bir yerlere park ettim sanırım o konuyu…

Eee bahane değil ama saçma bir şekilde işler de yoğunlaştı ya. Sebebi neydi ki?

Velhasıl ürettiğim zamanları düşünüyorum da, her şeye rağmen ürettiğim zamanları, biraz kendimi bulmaya başladım galiba. Kendimi yeni yeni anlıyorum. Yazmak için içe kapanmam değil, dışa dönmem gerekiyormuş benim. En güzel öykülerimi, şiirlerimi hep toplu taşımada, bir kafede ya da ansızın bir yerde durup yapmışım. Onlar beni kovalamış, ben evde durup da gelsinler diye beklememişim yani. Bir şekilde buluşmuşum o hikayelerle. Şimdi uzun sezonlu diziler izle, kalın kitaplar oku. İyi güzel de, yapmak için yapıyorum tüm bunları. Boşluğu doldurmak için yapıyorum.

Fırsatın ver diye değil, canın istediği için bir şeyi yapmak ne mühim olaymış meğerse….

Bu yüzden iyisi mi biraz normale döneyim, eski Emrah olayım. Sonrası kendiliğinden geliyor. Gelmezse de canı sağ olsun

Emrah Ateş

22 02 2021

Tags : coronadertleşme yazıları
Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar